DOLAR 8,7932
EURO 10,4812
ALTIN 505,211
BIST 1398,52
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 28°C
Mevzi Sağanak

Kıbrıs sorununa Hindistan-Pakistan çözümü

24.02.2021
A+
A-

Kıbrıs’ta 1950’den beri süre gelen egemenlik ve yönetim sorununa, Hindistan-Pakistan çözümü örnek olabilir. Zira Kıbrıs sorunu, yıllarca Hintliler ve Müslümanlar arasında yaşanmış soruna tıpatıp benziyor. 1937-1940 yılları arasında ortaya atılan “İki Millet Teorisi” içeriğinde yapılan çalışmalar ve müzakereler sonucunda, 1947 yılında bağımsızlıklarını ilan eden Hindistan ve Pakistan benzeri çözüm Kıbrıs sorununa da uygulanabilir, uygulanmalıdır da.

***

Dünya siyasi tarihinde bu çözümün örneği çok ve bu uygulama sonucunda birbirlerinden kadife bir ayrılıkla ayrılıp bağımsızlıklarını ilan eden Hindistan ve Pakistan, halen daha varlıklarını saygın bir şekilde sürdürmekte ve bölgede barış içinde yaşamaktalar.

***

Bölgede yaşayan Müslümanlar ile onlardan dört misli fazla nüfusa sahip Hinduların arasında sürmüş olan yönetim ve egemenlik sorunu, Kıbrıs adasında Rumlar ve Türkler arasındaki sorun tam bir benzerlik gösteriyor. Kıbrıs adasında yaşayan Türklerin ve Rumların hiçbir ortak noktaları olmadığı gibi Hint yarımadasında da Hindular ve Müslümanların ortak bir toprakları paylaştıkları gerçeğinden başka hiçbir ortak noktaları bulunmamaktaydı.

***

Kıbrıs adasında yaşamlarını sürdürmekte olan Türkler ve Rumlar gibi Hindu ve Müslümanlar da iki farklı dine, kültüre, dile, felsefeye, sosyal geleneklere ve edebiyata sahipler. İki halk arasında evlenmeler neredeyse sıfır. Asırların yaşayış tarzı ve gelenekler nedeni ile Hintliler ve Müslümanlar farklı fikirlere ve kavramlara dayanan farklı geçmişe, tarihe ve medeniyete, farklı inançlara sahipler.

***

Her iki halkın da edebiyatları, farklı destanları, farklı kahramanları, farklı iktidar süreçleri mevcut. Çoğu zaman, birinin kahramanı diğerinin düşmanı. Zaferleri ve yenilgileri birbirlerinin tersi aynen Türk ve Yunan tarihinde olduğu gibi.

***

Geçmiş asırlar içinde -İngiliz Sömürge Yönetimi yılları dahil olmak üzere- Hintlilerden cefa görmüş, ayırımcılık ve soykırıma uğramış Müslümanlar, 20. yüzyılın başından itibaren Hint çoğunluğu altında azınlık olarak yaşamak istememişler, mücadelelerini de bu yolda yılmadan sürdürmüşlerdi.

***

İlk başlarda çözüm için, aynen Rumların yaptığı gibi, Hindistan Ulusal Kongresi ayrılığa karşı çıkmış ve yetkili parlamenter sistemi olan güçlü bir merkezi hükümetli, üniter Birleşik Hindistan çözümünü öne sürmüş ve empoze etmeye çalışmıştı.

***

Müslümanların kabul etmemesi üzerine, “üç bölgeli, Hintli çoğunluk olan bölgeler, Müslüman çoğunluk olan bölgeler ve Müslümanlarla Hintlilerin nüfusunun birbirine çok yakın olduğu bölgeler” bulunan bir yönetimin kurulması ve merkezi hükümetin, savunma, dış ilişkiler, para birimi ve iletişim yetkilerinin olacağı, diğer yetkilerin bölgelere devredileceği bir öneri ortaya atılmıştı, aynen Annan Planında olduğu gibi. Bu planda ilk kez Müslümanların çoğunluk olduğu bölgenin Pakistan olacağı ima edilmişti.

***

Müslümanlar geçmişin acı deneyimleri nedeni ile bu öneriyi de kabul etmemişlerdi.

Son aşamada, Hint yarımadasında yaşamlarını sürdüren Müslümanların lideri Muhammed Ali Cinnah tarafından 1944 yılında ortaya atılan, Hindu-Müslüman sorununu ve farklılıklarını çözmenin tek bir pratik gerçekçi yolu vardır. Bu, Hint yarımadasını Pakistan ve Hindistan olarak iki egemen parçaya bölmektir. Her birimiz kendi içimizdeki karşı tarafa ait azınlığa (Pakistan’daki Hindu azınlığa ve Hindistan’daki Müslüman azınlığa) adil bir muamele yapmak için birbirimize güvenmemiz gerekmektedir. fikri uluslararası taraftar bulmuş ve Hint yarımadasında barış, iki farklı egemen ve bağımsız devlet kurularak sağlanmıştı.

***

Hint yarımadasında yaşananlarla Kıbrıs’ta yaşananlar arasında büyük bir benzerlik bulunduğu için çözümü de aynı olabilir. Tabi işlerine nasıl gelirse o tür çözüm isteyen, bir bölgenin huzura kavuşmasını değil, kendi çıkarlarını düşünen, Yugoslavya’yı parçalayıp, Kıbrıs’ı birleştirmek isteyecek kadar ikiyüzlü kararlarda ısrar eden ağababalar razı olursa!

———————

*Prof. Dr. (İnş Müh), Doç. Dr. (UA. İliş.) Ata ATUN

  • Akademisyen, Kıbrıs İlim Üniversitesi
  • KKTC III. Cumhurbaşkanı Politik Danışmanı
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

venusbet giris cratosslot giris betebet giris elexbet giris tipobet giris meritroyalbet giris marsbahis vdcasino grandbetting betwinner markobet sekabet izmir escort perabet eskişehir escort betboo giris bahisnow giris limanbet giris bahsegel giris betpas giris jigolo siteleri